AŞININ YARARLARI:

 Bağışıklama İle Elde Edilen Başarılar Bağışıklama hizmetlerinde temel 
 amaç; toplumda, özellikle bebek ve çocuklarda aşı ile önlenebilir
 hastalıkların ortaya çıkışını engellemek, dolayısıyla bu hastalıklardan
 kaynaklanan ölümlerin ve sakatlıkların önüne geçmektir. Sağlıkla ilgili
 kazanımlarının yanı sıra; ekonomik ve sosyal kazanımlar da aşılama
 programlarının başarısı olarak değerlendirilmelidir.

 Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından bağışıklama hizmetleri, aşıyla
 önlenebilir hastalıkların ve buna bağlı ölümlerin önlenmesi açısından
 en önemli ve en maliyet etkili toplum sağlığı müdahaleleri arasında
 kabul edilmektedir. Yapılan aşılama çalışmaları sonucunda aşı ile
 önlenebilir hastalık hızlarında ciddi düşüşler yaşanmıştır. Özellikle 
 1924 -1944 yılları arasında büyük salgınlar ve ölümlere yol açmış
 olan çiçek hastalığı aşılama çalışmalarıyla 1977 yılından itibaren
 tamamen yok edilmiştir.

 Hastalık etkeni yok edildiğinden çiçek aşısı uygulamalarına da ihtiyaç
 kalmamış ve 1980 yılında ülkemizde ve tüm dünyada aşılama
 durdurulmuştur. Yine çok önemli bir çocukluk çağı bulaşıcı hastalığı
 olan çocuk felci (poliomiyelit) hastalığına karşı dünya genelinde
 yaygın aşılama çalışmaları yapılmış ve hastalık yok edilme aşamasına
 getirilmiştir. 1988 yılında dünya genelinde 350.000 olan vaka 
 sayısı 2017 yılında 22 vakaya kadar azaltılmıştır. Ülkemizde son
 çocuk felci vakası Kasım 1998 yılında görülmüş ve 19 yıldır çocuk
 felci vakamız bulunmamaktadır.



DSÖ tarafından Avrupa Bölgesi Poliodan Arındırılmış Bölge Sertifikası ile belgelendirilmiştir. Ülkemizde kızamık vaka sayıları 2001 yılında 30.509 iken, etkili kızamık aşılaması sonrası 2017 yılında vaka sayımız 84 ile sınırlı kalmıştır. 2010 yılından itibaren SSPE vakalarında belirgin bir azalma görülmektedir. Bu da 2005 yılından itibaren kızamık aşılama oranlarının artması ve bunun sonucunda kızamık vakalarının azalması ile uyumludur. Türkiye’de maternal ve neonatal tetanozun elimine edildiği 24 Nisan 2009 tarihinde DSÖ tarafından duyurulmuştur.

2004 yılından bu yana sadece 2011 yılında tek difteri ve ölüm vakamız olup, bu vaka dışında vaka görülmemiştir. 2017 yılında 2’si ölümle sonuçlanan toplam 25 tetanoz vakası görülmüş olup, vakaların tamamı aşısızdır. Etkin ve kapsayıcılığı yüksek aşılama çalışmalarımız sayesinde aşı ile önlenebilir hastalıklardan hepatit A-B, boğmaca, invaziv bakteriyel hastalıklardan pnömokok ve Hib’e bağlı gelişen menenjit, sepsis ve bakteriyemi, suçiçeği, kabakulak ve kızamıkçık vaka görülme sıklıkları oldukça azalmıştır.